Makaleler

İşverenin işyerindeki iş ilişkileri özelleştikçe kendisine ait bazı yetkileri, kendi çalışanlarına devretmektedir. Bu işletmenin yönetimine katılan kimseleri, kanun işveren vekili olarak adlandırmıştır. İş Kanunu’nun 2. fıkrasının 5. maddesi “İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin, işletmenin yönetiminde görev alan kişilere işveren vekili denir” şeklinde işveren vekilinin tanımın yapmıştır. 

İşveren Vekilinin Unsurları 

1)İşveren Adına Hareket Etmek

İş Kanunu’nda bir işçinin işveren vekili kabul edilmesi için ilk olarak bu işçinin işveren adına hareket etmesi gerektiğini ifade edilmiştir. Bu ilişkinin kurulması için genel kurala uygun olarak arada temsil ilişkinin varlığı gerekmektedir. Böylece işveren adına hareket eden işveren vekili, sorumlu olduğu alanda işvereni temsil yetkisine sahip olacaktır. İşveren vekilinin işlem ve yükümlülüklerinden, işveren doğrudan sorumlu tutulabileceği için burada doğrudan temsil yetkisinin varlığından söz edilmesi gerekir. 

2)Yönetim Görevine Sahip Olmak

İşveren tarafından belli bir görev kapsamında hareket edileceği için kanun koyucu görevlendirilen işçinin, işyerinin veya işletmenin yönetiminde rol oynaması gerektiğini aramıştır. Bu şart sadece bir temsil yetkisinin arandığını değil aynı zaman da yönetim görevinin de arandığını ifade etmektedir. İşveren vekili böylece işletmenin bütününü ya da işletmenin kapsamına giren işyerlerinden birinin ya da işyerinin herhangi bir departmanını, müdürlüğünü veya vardiyasını yönetmiş olacaktır. Örnek olarak; genel müdür, fabrika müdürü, birim müdürü, vardiya amiri, postabaşı, şef, amir gibi kişiler işveren vekili sayılmaktadır. 

İşveren Vekilinin Hükümleri 

İşveren İle İşveren Vekili Arasındaki İlişki

İşveren vekili, işveren ile herhangi bir işçi gibi iş sözleşmesi imzalayarak işveren nezdinde çalışmaya başlamaktadır. Yani, işveren ile işveren vekili arasındaki ilişki, çoğunlukla iş ilişkisidir. Ancak işveren vekili diğer işçilere karşı işveren konumuna sahip olacaktır. 

İşveren Vekilinin İşlem ve Eylemlerinin Sonuçları 

A)Hukuki Sorumluluk Yönünden

İşveren vekilinin işçilere karşı işlemlerinden, işverenin sorumludur. Örnek vermek gerekirse; işveren vekili haksız bir fesih gerçekleştirir sonra işçi dava açmak isterse davanın karşı tarafı işveren vekili değil işverenin kendisi olacaktır. Nitekim; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/5451 Esas, 2017/10987 Karar sayılı kararında:  4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/1 maddesi uyarınca  “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir”. İşverenin gerçek veya tüzel kişi olması mümkündür. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde "İşyerinde işveren adına hareket eden ve işin ve işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı muamele ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur. İşveren adına hareket eden ve bu anlamda emrindeki işçinin iş sözleşmesini fesheden işveren vekilinin, bu işlemine karşı işveren taraf gösterilerek dava açılması gerekir.” şeklinde karar tesis etmiştir.

B)Cezai Sorumluluk Yönünden

B.1. İdari para cezalarında sorumluluk 

İş Kanunu idari para cezaları açısından işveren vekillerinin de sorumlu olacağını düzenlemiştir. Bu konuda kanunun sorumluluk belirlediği kişileri işveren veya işveren vekili olarak ifade etmiştir. Ancak uygulamada idari para cezalarına dair yapılan takibatlar işveren vekilinden ziyade işverenlerin kendisine karşı yapılmaktadır. 

B.2. Suç oluşturan fiillerden sorumluluk

İşveren kanunen üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesinin bir sonucu olarak, TCK kapsamında bir suç oluşması durumunda işverenin burada sorumluluğuna gidilecektir. Genellikle işveren iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeteri kadar almaması sonucunda ortaya çıkan işçilerin iş kazası ya da meslek hastalığı geçirdiği görülmektedir. Eğer işveren tüzel kişiyse burada işçileri yönetim yetkisi olan işveren vekilinin sorumluluğu gündeme gelecektir. Bu durumda cezaların şahsiliği ilkesi gereği, sorumlu kişi işveren vekili olacaktır. 

 

Paylaş
Yorumlar
Yorum Yap
© Tüm Hakları Saklıdır 2021 | Coşkun & Yıldırım Hukuk Bürosu