Makaleler

Ceza Koşulunun Hukuki Niteliği 

Sözleşmenin kurulması sırasında anlaşarak, belirlenen ifanın gereği gibi yerine getirilememesi durumunda borçlunun alacaklıya ödemeyi kabul ettiği belli bir ekonomik değer, cezai şart olarak tanımlanmaktadır. Bu ekonomik değer uygulamada para olarak belirlenmektedir. Cezai şartın bu şekilde belirlenmesinde amaç borçlunun ifaya zorlanması ve ifa yerine getirilmediği takdirde alacaklı lehine önceden, muhtemel zarar belirlenmesidir. Alacaklı cezai şartın ödenmesi için herhangi bir zarara uğradığını ispat etmek zorunda değildir. Bu durumda uygulamada alacaklı için avantaj sağlamış olmaktadır. 

Cezai şart, asıl borç karşısında feri borç niteliğindedir. Böylece asıl borcun herhangi bir sebeple geçersiz hale gelmesi durumunda cezai şart da geçersiz hale gelmiş olacaktır. Ayrıca asıl sözleşme geçerlilik şartına tabi olup, belli bir şekil şartı öngörülmüşse cezai koşulun geçerli olması için aynı şekil şartına uyulması gerekmektedir. 

Ceza Koşulunun Türleri 

Ceza koşulunun türleri seçimlik cezai şart, ifaya eklenen cezai şart ve ifa yerine cezai şart olarak hukukumuzda düzenlenmiştir. Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilememesi durumunda, aksi kararlaştırılmamışsa alacaklı ya borcun ifasını ya da cezanın ifasını isteyebilmektedir. Burada borç gereği gibi ifa edilmezse, kanun alacaklıya seçimlik bir yetki vererek borçludan ya edimin ifasını ya da cezai şartın ödenmesini talep etme hakkı vermiştir. Yani borçlu, borca aykırı davranarak kendi iradesiyle cezai şartı ödemekle borçtan kurtulmuş olmayacaktır. Eğer alacaklı, aynen ifa talebinde ise ve borçlu borçtan kaçınmak için cezai şartı ödemişse, borç sona ermeyecek borçlunun hala aynen ifa yükümlülüğü bulunacaktır. 

Diğer tür olan ifaya eklenecek cezai şart, ifanın belirlenen zamanda veya yerde ifa edilememesi sonucu, borçluya yüklenen bir edim olarak kararlaştırılmış ise asıl borçla birlikte cezanın ifasını isteyebilecektir. İfaya eklenen cezai şart durumunda alacaklıya bir seçim hakkı dayatılmamış, aynen ifa ile cezai şartın ikisini de borçludan talep edebileceğini düzenlemiştir. 

Son olarak ifa yerine cezai şart ise diğer ceza koşullarının aksine borçluya tanınan bir inisiyatif içermektedir. Borçlu burada kararlaştırılan cezai şartı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirme yetkisine sahip olmaktadır. 

İş Sözleşmesinde Cezai Şart

Salt İşçi Aleyhine Ceza Koşulu Kararlaştırma Yasağı

Cezai şartın sözleşme serbestisi ilkesi gereğince tarafların kendi aralarında belirlenebileceği düzenlenmiştir. Ancak iş hukukunda işçinin işverene karşı güçsüz olması sebebiyle eski borçlar kanunu döneminde özel bir hüküm bulunmasa bile Yargıtay içtihatlarıyla yalnızca işçi aleyhine cezai şart konulamayacağı ifade edilmiştir. Bu kararlar Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinin 1. fıkrasına konu olmuş ve “Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. 

Taraflar bir kişi aleyhine değil de karşılıklı olarak cezai şart belirlemek isterse, kanun burada bir sınırlama getirmemiştir. Böylece taraflar karşılıklı olarak cezai şart belirlerse, bunun geçerli olacağı kabul edilmelidir. Ancak işçi aleyhine cezai şart konulamayacağı, hükmünün sonucu olarak karşılıklı belirlenen cezai şartın miktarı işçi aleyhine daha fazla kararlaştırılamayacaktır. Eğer işçi aleyhine daha fazla bir cezai şart miktarı belirlenmişse yargı kararlarının da kabul ettiği üzere bu cezai şartın geçersizliği yerine her iki taraf daha düşük olan cezai şart miktarı ile sorumlu olur. Üstelik işçinin ödeyeceği cezai şart ve haller, işverenin ödeyeceği cezai şart ve hallerden fazla olamayacaktır. Nitekim bu husus Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2016/2262 Esas, 2019/102 Karar sayılı kararında, “İşveren lehine kararlaştırılan cezai şartta, işçinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın iş sözleşmesini süresinden önce feshetmesi halinde, işverenin cezai şart niteliğinde tazminata hak kazanacağı kabul edilmiştir. İşçi lehine kararlaştırılan cezai şart düzenlemesinde ise işçinin, alacağı ücretin iki aydan fazla bir süre ile gecikmesi ya da hiç ödenmemesi halinde iş sözleşmesini feshetmesi üzerine cezai şart niteliğinde tazminata hak kazanacağı kabul edilmiştir. Görüleceği üzere, işveren lehine kararlaştırılan cezai şart ile işçi lehine kararlaştırılan cezai şartın koşulları arasında eşitsizlik bulunmaktadır. İşçinin yükümlü olduğu haller ile işverenin yükümlü olduğu haller arasındaki farklılığın özelliğine göre somut olayda işveren lehine kararlaştırılan cezai şart düzenlemesinin, tümden geçersiz olduğu kabul edilmelidir.” şeklinde ifade edilerek vuzuha kavuşturulmuştur.

Uygulamada taraflar arasında belirlenen cezai şart daha çok belirli süreli iş sözleşmesinde görülmektedir. Tarafların haklı neden olmadan iş sözleşmesini, süresinden önce feshetmesi durumunda süresinden önce feshi yaptırıma bağlamak amacıyla cezai şart düzenlenmektedir. Cezai şart uygulaması belirli süreli sözleşmesi ile belirlendikten sonra sözleşmenin objektif esaslı koşulu sağlamaması durumuna, cezai şartın akıbetinin ne olacağı 08/03/2019 tarihli İçtihadı Birleştirme Kurulu, sözleşmede belirlenen cezai şart hükmünün geçerli olacağı sonucuna varmıştır. Ancak cezai şartın geçerlilik süresinin sözleşmede belirlenen süre ile sınırlı olacağını ifade etmiştir. 

Cezai Koşul Talebinde Çalışılan Sürenin İndirilmesi

Hâkim taraflar arasında belirlenen cezai şartın, somut şartlar uyarınca aşırı olduğu kanaatine varırsa, tarafların talebine bağlı kalmaksızın re’sen indirime gidebilecektir. Ancak belirli iş sözleşmelerinde, cezai şartın fahiş olup olmadığına bakılmaksızın sözleşmenin başında belirlenen cezai şart miktarından sözleşmeye uygun davranılan sürenin indirilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Örneğin, iki yıl süreli bir iş sözleşmesinde, sözleşmenin kurulması aşamasında 10.000 ₺ cezai şart kararlaştırılmış ve sözleşme bir yıl geçtikten sonra feshedilmiş ise cezai şartın yarısına hükmedilecektir. Bu indirim oranının aksine sözleşme yapılarak belirlenen cezai şart kadar ödeme yapılacağı kararlaştırılamaz. 

Ceza Koşulunun Fahiş Olması 

Yukarıda izah edilen usul çerçevesinde cezai koşulu fahiş bir nitelik arz ediyorsa, hâkim genel kurala uygun olarak aşırı gördüğü cezai şartın miktarını talep olmasa da re’sen indirebilecektir. İş sözleşmesinde geçerlilik arz etmesi için gereken şartları taşıması, hâkimin re’sen indirimde bulunmasını engellemeyecektir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2019/3968 Esas, 2019/11676 Karar sayılı kararı, “…Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ve "Somut olayda her ne kadar cezai şart 24 ay olarak kararlaştırılmışsa da, cezai şartın sözleşme süresinden fazla olduğu, belirlenen cezai şartın işçi tarafından ödenmesinin hakkaniyete uygun olmadığı ve işçinin mahvına neden olacak kadar fahiş nitelikte olduğu, bu nedenle cezai şart oranında TBK 181/son'a göre hakkaniyet indirimi yapılarak davalının sözleşme süresinden önce feshetmesi nedeniyle cezai şartın 2 aylık brüt ücret tutarındaki miktarın, davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir. ………… Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda Borçlar Kanunu'nun 182/son madde hükmü gereği cezai şarttan indirim yapılmış ise de cezai şarta ilişkin taraflar arasındaki sözleşme hükmü, yapılan iş ve tarafların durumları gözetildiğinde indirim oranı fazla olup, daha makul oranda indirim yapılmalıdır.” şeklinde karar vererek hâkim somut olayın koşullarına hakkaniyet indirimi yapması gerektiği ifade etmiştir. 

Cezai Koşul Talebinde İş Sözleşmesinin Sona Erme Nedeni

İş sözleşmesini sona erdikten sonra cezai koşula hak kazanmak için sözleşmenin sona erme nedeni önem taşımaktadır. İşçi iş sözleşmesinin feshine kusuruyla neden olmuşsa, ceza koşulu ödemekle yükümlü olacaktır. İşveren iş sözleşmesini ahlak veya iyiniyet kuralları çerçevesinde feshetmişse, ceza koşuluna hak kazanacağı kabul edilmelidir. Ancak işveren diğer haklı veya geçerli sebeplere dayanarak iş sözleşmesini feshederse, ceza koşuluna hak kazanamayacağını kabulü gerekmektedir. İşçi haklı neden göstermeksiniz sözleşmeyi feshederse, ceza koşulu ödeme yükümlülüğü altındadır. Ancak haklı nedenle feshederse, ceza koşulu ödeme yükümlü değildir. Bu sebeple taraflar iş sözleşmesinin her türlü feshi halinde ceza koşulunun ödeneceğini kararlaştırmışlarsa, bu hükmü geçerli kabul etmek mümkün olmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme ancak yukarıda ifade edilen şekilde sona ererse, ceza koşulu ödeme yükümlülüğü doğacaktır. 

 

Paylaş
Yorumlar
Yorum Yap
© Tüm Hakları Saklıdır 2021 | Coşkun & Yıldırım Hukuk Bürosu