Makaleler

Trafik kazası geçiren araçların ikinci el piyasasında değerinin düşmesi sebebiyle oluşan değer kaybının kazaya sebebiyet veren, kişiden, aracı işleten sıfatıyla sorumlu olan kişiden ya da sorumluluk sigortacısından talep edileceği 09/10/2020 tarihinden önce Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları tarafından düzenlenmiş idi. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarih ve 31269 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/40 Esas sayılı 17/07/2020 tarihli kararı ile 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi iptal edilmesi üzerine artık genel hükümlere göre değerlendirilme yapılmaktadır.

Değer Kaybı Nedir?

Değer kaybı, kaza öncesi aracın ikinci el piyasasındaki değişiminden, kaza sonrası aracın ikinci el piyasası değeri arasındaki farktır. Bu hesaplama yapılırken aracın üretimi yılı, kilometresi, kazalı ve kazasız halinin rayiç bedelleri, hasar gören aracın parçaları ve değeri dikkate alınmaktadır. 

Değer Kaybı Nasıl Talep Edilir?

Kazada kusursuz olan ya da daha az kusurlu olan tarafın değer kaybının talep edilmesi için kazaya sebebiyet veren kişiye veya bu kişinin trafik sigortası sorumluluğu kapsamında sigortacısına başvurması gerekir. Kazaya sebebiyet veren kişiden, doğrudan zarar yasal merciler aracılığıyla talep edilebilir. Ancak sorumluluk sigortacısından zararın talep edilmesi için ilk önce bu talebin ilgili sigorta şirketine doğrudan yapılmalıdır. Bu başvuru üzerine 15 iş günü içerisinde başvuru reddedilir veya başvuruya cevap verilmezse Sigorta Tahkim Komisyonu’na ya da doğrudan mahkemeye başvurmak mümkündür. Ancak ticari dava niteliği taşıyan davalarda zorunlu arabuluculuk kurumu getirildiğinden mahkemeye dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulmalıdır. 

Sigorta şirketine başvuru yapılırken kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, ruhsat fotokopisi, sürücü belgesi, kaza fotoğrafları ve başvuru dilekçesinin bulunması gerekmektedir. Sigorta şirketi zararı karşılamazsa, özellikle hızlı sonuç almak bakımından daha etkili yol olan Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmak, zarara uğrayan açısından faydalı olacaktır. Ancak zararın büyüklüğü, ispat araçlarının eksikliği veya sigorta limitinin dolması gibi sebeplerden kişi mahkemeye de başvuru yapabilecektir. Araç değer kaybı başvuruları için kazanın gerçekleşmesinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi vardır. 

Hesaplamanın Uzman Bilirkişilerce Yapılması 

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2015/18906 Esas, 2016/5970 Karar sayılı kararında, “..3 kişilik galericiden oluşan denetime elverişli olmayan 05/03/2014 tarihli kök rapor ve 08/12/2014 tarihli ek hesap raporuna göre davacının talep edebileceği tazminat miktarının 8.000,00 TL olduğunun anlaşılmasına göre davacının talebinin tamamının kabulüne karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece tarafların kusuru bakımından alanında uzman bir bilirkişiden, hiç rapor aldırılmadan kaza tespit tutanağına göre davanın kabulüne hükmedilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.

Değer kaybı miktarı konusunda hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise araçtaki değer kaybının tespiti, dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki, 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın sağlanmıştır. Değer kaybı konusunda bahsedilen yönteme uygun düzenlenmeyen bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamaz.” şeklinde hüküm tesis edilerek değer kaybı hesabının galericinin değer kaybı hesabı yapmasını hukuka aykırı görmüş, söz konusu uyuşmazlık çözümü uzmanlık gerektiren bir iş olduğu için uzman bilirkişi tarafından hesaplama yapılması gerektiğini ifade etmiştir. 

Ayrıca aynı kararda “2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren, 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bu sebeple usulüne uygun bir başvuru yapılıp, yasada belirlenen süre dolmadan trafik sigortacısı bakımından alacağın muacceliyetinden ve dolayısıyla temerrütünden söz edilemez. Eğer başvuru yoksa dava tarihinden itibaren faiz işletilmelidir. Somut uyuşmazlıkta, davacının davadan önce davalı şirketine başvurusu olup olmadığı araştırılarak, tespit edilecek temerrüt tarihinden itibaren davalının faizle sorumlu tutulması gerekirken, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.” şeklinde hüküm tesis edilerek zarara uygulanacak faizin daha önce sigorta şirketine başvuru varsa, bu başvuru sonucu oluşacak temerrüt tarihinden eğer herhangi bir başvuru da bulunulmamışsa, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

 

Paylaş
Yorumlar
Yorum Yap
© Tüm Hakları Saklıdır 2021 | Coşkun & Yıldırım Hukuk Bürosu